Türk Sinemasında
Yılmaz Güney

Güney’in kendi hayatından derin izler barındıran filmleri, toplumsal gerçekçilik akımının dönemindeki en iyi örneklerindendir. Yarattığı hikâye ve karakterlerle işçi sınıfının ve köyden kente göç edenlerin sesi olmayı başarmıştır.

Videoyu oynat

Birçok ödüle layık bulunmuş olan Yılmaz Güney, ülkemizde politik sinema denilince akla ilk gelen isimlerden olmuştur. Sanatını şu sözlerle ifade eder:
“Ben bir kavga adamıyım. Sinemam da bir kavganın, halkımın kurtuluş kavgasının sinemasıdır.”.

Yılmaz Güney

Yönetmen & Yazar

Hakkında

Yılmaz Güney nam-ı diğer “Çirkin Kral” Türk sinemasının asi ruhlu unutulmaz oyuncusu gerek kişiliği gerekse rol aldığı filmlerle Türk insanının gönlünü fethetmeyi başarmış bir halk çocuğudur.

1 Nisan 1937 yılında dünyaya gelen Yılmaz Güney maddi durumu iyi olmayan, köylü bir ailenin iki çocuğundan biridir. Babası Siverekli bir Zaza, annesi Vartolu bir Kürt’tür. Adana’da doğup büyüdüğü için Adanalı olarak bilinse de aslında kökeni Şanlıurfa’ya dayanır. Gerçek ismi Yılmaz Hamitoğlu Pütün’dür. Kendi ifadesine göre Pütün; kırılması zor, sert meyve çekirdeği demektir. 

Çocukluğunu Adana’da geçiren Güney, ilk okul öğrenimini iki ayrı okulda görerek tamamlamıştır. Orta okul yıllarını ise çeşitli işler yaparak para kazanmış ve kendi cep harçlığını çıkarmıştır. Bu işler arasında çıraklık, gazoz satıcılığı, ırgatlara suculuk, gazete satımı ve pamuk işçiliği vardır. Erken yaşta hayatın gerçek yüzüyle tanışmak zorunda kalmıştır.

Türk Sinemasına Katkıları

Oyuncu

Dönemindeki diğer oyuncuların yanı sıra Yılmaz Güney’in estetik bir kaygısı olmadığından hayat verdiği karakterleri en iyi şekilde aktarmayı başarmıştır.

Yönetmen

ansürden korkan diğer yönetmenlere nazaran Güney, filmlerinde toplumun sorunları filmlerine konu edinmiştir. Ayrıca Cannes’da Altın Palmiye Ödülü’nü alan ilk yönetmenimizdir.

Diğer

Yazdığı hikayeleriyle birçok yönetmen ve yapımcıya ilham kaynağı olan Güney, siyasi düşünceleriyle de ezilen sınıfın sesi olmuştur.

Eserleri

Dostları Ne Dedi?

"Bu güzel film, Neo-Realist baş eserlerin kışkırtıcı sadeliğini ve dizginlenmiş şiddetini içine taşıyor. Yönetmen, sesini yükseltmeden, gözyaşı dökmeden, ülkesinin en yoksul kesiminin içinde bulunduğu maddi ve manevi sefalete karşı amansız bir eleştiri getiriyor."
avatar
Marcel Martin

Sinema Yazarı

0

Film

0

Kitap

0

Yönettiği
Film

0

Senaryo